tarih arama sonuçları
Matbah-ı Âmire’nin meşhur yemeği: Bamya!
Bamyanın seveni de var sevmeyeni de... Sevmeyenlere, bamyanın tarihinden ve ne kadar faydalı olduğundan bahsedin, fikirleri değişecektir.
Bamya, Osmanlı saray mutfağının en önemli sebzelerinden biri... Öyle ki; sarayda “bamyacıbaşı” bile varmış. Evet, yanlış okumadınız... “Çeşnicibaşı, eyercibaşı, kasapbaşı, kapıcıbaşını bile biliyorduk, bamyacıbaşı da ne” dediğinizi duyar gibiyiz. Bamya, lezzeti ve besin değerleriyle o kadar kıymetli bir sebzeymiş ki; 1730’lu yıllarda bir genelge yayınlanmış ve padişahın yiyeceği kadar bamya alınıp, kalanlarının satılmasına ancak o zaman izin verilmiş. Bamyanın faydalarını öğrenen, yedikçe faydasını gören padişah hiç ayırır mı Matbah-ı Âmire’den bamyacıbaşını! Kolesterole, sindirime, halsizliğe, depresyona iyi gelen bamyayı sofrasından hiç eksik etmezmiş.

Siz de internette bamyanın faydalarını şöyle göz ucuyla bile okusanız padişaha hak verirsiniz.

E bu kadar anlattık, bir tarif vermeden bırakmayız... Buyurun padişah sofrasına...
Malzemeler
1 paket Feast Bamya
5 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı pul biber
ET SUYU İÇİN
1 parça haşlamalık kemik
3 adet defne yaprağı
1 adet havuç
1 adet pırasa
3 adet sarımsak
Feast’ten Pişirme ve Servis Önerisi
  • Et suyunu hazırlamak için kemikleri bir tencereye alın, üzerini geçinceye kadar su ekleyip bir taşım kaynattıktan sonra köpüklerini bir kaşıkla alın.
  • İri doğradığınız sebzeleri tencereye ilave edip kısık ateşte 3 saat kaynatın.
  • Et suyunu süzerek bir kaba alın.
  • Başka bir tencerede kaynattığınız suyun içinde bamyaları 5-6 dakika kaynatıp süzgeçle bir havlunun üzerine alın.
  • Derin tavada 3 kaşık tereyağını eritip unu ekleyerek köpürünceye kadar kavurun. Hazırladığınız et suyunu azar azar ilave edin, sürekli karıştırarak pelte kıvamında bir sos elde edin.
  • Başka bir tavada 2 yemek kaşığı zeytinyağını eritip önceden haşladığınız bamyaları ekleyin. Tavayı sallayarak bamyaları harmanlayın, en son pul biberi bamyaların üzerine ekleyin.
  • Hazırladığını sosu servis tabağına alın, bamyaları üzerine yerleştirerek sıcak servis edin.
İnsanoğluyla tanışmak için Amerika’nın keşfini bekledi. Mısırın hikâyesi...
Haşlanmışı, patlaması, lapası, çorbası... Salatada, kumpirde, pizzada, bardakta... Kaşık kaşık, hapur hupur yediğimiz, çok sevdiğimiz mısırın doğuş hikâyesini kesin olarak bilemiyoruz ama sahneye ilk çıktığı zamanı size biraz anlatalım istedik.
Anavatanının Güney Amerika olduğu tahmin edilen mısır, 15. yüzyılda Amerika kıtası keşfedilene kadar henüz kimse tarafından bilinmiyordu. O kadar bereketli bir üründü ki, püskülleri ve koçanı ilaç yerine geçiyordu, taneleriyle de doyurucu ve enerji veren yemekler yapılıyordu ayrıca yağ yapımında kullanılıyordu.

Ünü gittikçe yayılan mısırın artık dünyaya açılma vakti gelmişti. 16. yüzyılda Avrupa ona kapılarını açtı. Orada da çok sevildi. Dünyanın birçok yerinde temel gıda olarak üst sıralarda yerini aldı. Elbette ülkemize de geldi. Aradan yüzyıllar geçti, bizim mısıra olan sevgimiz katlanarak arttı. Bardakta kaşık kaşık yemeye, salatalara, makarnalara ve pizzalarımıza kattığı lezzete ülkece bayıldık.

Bu kadar bahsettik. Şöyle güzel bir tarif vermeden bırakmayız.
Malzemeler
250 gr Feast Tatlı Mısır
1 su bardağı un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 adet yumurta
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı kişniş
1 adet ince kıyılmış taze soğan
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Feast’ten Pişirme ve Servis Önerisi
  • 1 paket Feast Tatlı Mısır’ın yarısını aldıktan sonra mısırları çatalla iyice ezin.
  • Tüm malzemeyi bir kapta harmanlayıp yoğurun.
  • Kızgın yağa bir yemek kaşığı ile bırakarak, her iki tarafını kızartın.
I love taze fasulye!
Colomb’un Amerika’yı keşfinden sonra varlığından haberdar olunan taze fasulyenin original adı, Phaseolus vulgaris’tir.
Bizim tanıdığımız adıyla da Fasulya… Yazılı belgelere göre; günümüzde en sevilen baklagil olmasına rağmen, diğer baklagillere göre menülerimize daha geç girmiştir. Bunun iki sebebi olduğu düşülmektedir; birincisi fasulyenin anavatanının okyanus ötesinde olması, diğeri ise Türklerin taze fasulyeyi ilk zamanlar çok da sevememesidir. Daha doğrusu; ona lezzet katmanın yolları da henüz keşfedilmeyi beklemektedir.

Bir rivayete göre; taze fasulye Türkiye topraklarında ekilmeye başlandığında onu haşlayıp yemek çok keyifsiz ve tatsız geliyormuş. Köylüler buna çözüm ararken, hemen yanı başına domates de ekmeye başlamışlar. Sonra domatesi ve taze fasulyeyi aynı tencerede buluşturmuşlar. Ortaya; menülerimize damga vuracak, soframızda her daim yeri olacak bir lezzet çıkmış. Gel de sevme taze fasulyeyi...
Malzemeler
1 paket FEAST TAZE FASULYE
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı pul biber
1 çay kaşığı karabiber
2 adet yumurta
Yarım su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
1 su bardağı mısır unu
4 yemek kaşığı zeytinyağı
Feast’ten Pişirme ve Servis Önerisi
  • Taze fasulyeyi 30 dakika haşlayın, süzdükten sonra soğumaya bırakın.
  • Soğuyan fasulyenin üzerine tuz ve baharatları ekleyip iyice harmanlayın.
  • Yumurtayı iyice çırpın, parmesan peynirini ilave edip fasulyenin üzerine dökün.
  • Mısır ununu azar azar ilave ederek tüm malzemeyi harmanlayın.
  • Zeytinyağını teflon tavaya döküp tavayı iyice ısıtın, fasulyeleri hiç boşluk kalmayacak şekilde tavaya dizin.
  • Her iki tarafı da kızarıncaya kadar pişirin.
;